Baş Ağrısı Çeşitleri Nelerdir?
Baş ağrısı, günlük hayatta karşılaştığımız en yaygın şikayetlerin başında gelir. Pek çok kişi zaman zaman geçici bir baş ağrısı yaşasa da bazı hastalar bu sorunu kronik ve yaşam kalitesini ciddi biçimde bozan bir düzeyde deneyimler. "Baş ağrısı baş ağrısıdır" gibi görünse de tıbbi açıdan son derece farklı mekanizmalar ve türler söz konusudur. Doğru tedaviye ulaşabilmek için önce hangi tür baş ağrısıyla karşı karşıya olduğunu anlamak gerekir.
Baş ağrıları temelde iki ana başlık altında incelenir: primer baş ağrıları ve sekonder baş ağrıları.
Primer Baş Ağrıları
Primer baş ağrıları, başka bir hastalığa bağlı olmaksızın kendi başına ortaya çıkan ağrı türleridir. Beyin veya kafatası yapılarında altta yatan bir patoloji yoktur; ağrının kendisi hastalığın ta kendisidir.
Migren
Migrenin "auralı" ve "aurasız" olmak üzere iki temel biçimi vardır. Auralı migrende ağrı başlamadan önce genellikle görme bozuklukları, ışık çakmaları, uyuşma veya konuşma güçlüğü gibi geçici nörolojik belirtiler ortaya çıkar. Bu belirtiler ağrının habercisi niteliğindedir ve dakikalar içinde geçer.
Gerilim Tipi Baş Ağrısı
Gerilim tipi baş ağrısı, primer baş ağrıları arasında en yaygın olanıdır. Başı iki yandan saran, baskı ve sıkışma hissi şeklinde tarif edilen bu ağrı; ense, şakak ve alın bölgesini bir kemer gibi kavrar. Migrenden farklı olarak zonklamaz, genellikle fiziksel aktiviteyle şiddetlenmez ve bulantı-kusma gibi belirtilere yol açmaz.
Ağrı hafif ile orta şiddet arasında değişir ve saatlerden günlere kadar uzayabilir. Stres, yorgunluk, uzun süreli ekran kullanımı, kötü oturma pozisyonu ve uyku eksikliği bu tür ağrının en sık tetikleyicileri arasındadır. Sıklığına göre epizodik veya kronik olarak sınıflandırılır.
Küme Baş Ağrısı
Küme baş ağrısı, nispeten nadir görülmekle birlikte bilinen en şiddetli baş ağrısı türlerinden biridir. Ağrı, göz çevresinde veya şakakta tek taraflı, keskin ve yakıcı bir nitelikte başlar; sanki gözün arkasına bir nesne saplanıyormuş gibi tanımlanır. Ataklar kısa süreli (15 dakika ile 3 saat arası) ancak son derece yoğundur.
Adını, belirli bir dönem içinde art arda gelen ataklardan alır: birkaç hafta ya da aylık "küme dönemleri" boyunca neredeyse her gün, hatta birden fazla kez ortaya çıkabilir. Küme döneminin ardından uzun bir ağrısız süreç başlar. Ataklara genellikle gözde sulanma, kızarıklık, burun akması ve göz kapağında düşme eşlik eder. Erkeklerde daha sık görülür.
Trigeminal Nevralji
Trigeminal nevralji, yüz bölgesini besleyen trigeminal sinirin etkilendiği, ani başlayan ve saniyeler içinde geçen elektrik çarpması ya da bıçak saplanması şeklinde tarif edilen şiddetli ağrı ataklarıyla karakterizedir. Yemek yeme, konuşma, diş fırçalama veya yüze hafif dokunma gibi sıradan eylemler bile atağı tetikleyebilir. Genellikle yüzün bir yarısında hissedilir ve 50 yaş üzerindeki bireylerde daha sık görülür.
Sekonder Baş Ağrıları
Sekonder baş ağrıları, altta yatan başka bir hastalığın ya da durumun belirtisi olarak ortaya çıkan ağrılardır. Bu tür ağrılarda asıl sorun baş ağrısının kendisi değil, onu tetikleyen nedendir.
Hipertansiyona Bağlı Baş Ağrısı
Kan basıncının belirgin biçimde yükseldiği durumlarda, özellikle ense ve kafa tabanında zonklayıcı bir ağrı ortaya çıkabilir. Bu ağrı genellikle sabah saatlerinde daha belirgindir. Hipertansiyon tedavi altına alındıkça ağrılar da azalır.
Sinüzite Bağlı Baş Ağrısı
Sinüs boşluklarının iltihaplanmasıyla birlikte alın, göz çevresi ve yanak bölgesinde baskı ve ağrı hissedilebilir. Öne eğilme veya sabahları yataktan kalkarken ağrının şiddetlenmesi sinüziti düşündüren tipik bir bulgudur. Ateş, burun akıntısı ve tıkanıklık eşlik eden diğer belirtiler arasındadır.
Kafa İçi Basınç Artışına Bağlı Baş Ağrısı
Beyin tümörü, hidrosefali veya beyin ödemi gibi kafa içi basıncını artıran durumlarda baş ağrısı önemli bir belirti olarak karşımıza çıkar. Bu ağrı genellikle sabahları daha şiddetlidir, zamanla artan bir seyir gösterir ve çoğunlukla bulantı-kusmayla birlikte görülür. Nörolojik belirtilerle (görme bozukluğu, bilinç değişikliği) birlikte seyretmesi özellikle dikkat gerektiren bir durumdur.
Beyin Kanamasına Bağlı Baş Ağrısı
Subaraknoid kanama, ani başlayan ve "hayatımın en şiddetli baş ağrısı" olarak tanımlanan bir ağrıyla karakterizedir. Bu tablo tıbbi acil olarak değerlendirilmelidir. Benzer şekilde subdural veya epidural kanamalar da şiddetli ve progresif seyreden baş ağrısına yol açar. Ani gelişen, daha önce hiç yaşanmamış şiddetteki baş ağrılarında vakit kaybetmeksizin tıbbi yardım alınmalıdır.
Menenjit ve Ensafalite Bağlı Baş Ağrısı
Meninkslerin ya da beyin dokusunun enfeksiyona bağlı iltihaplanmasıyla ortaya çıkan baş ağrısı; yüksek ateş, ense sertliği, ışığa karşı aşırı duyarlılık ve bilinç değişikliğiyle birlikte seyreder. Bu tablo acil tıbbi müdahale gerektiren ciddi bir durumdur.
Servikal (Boyun Kaynaklı) Baş Ağrısı
Boyun omurlarındaki dejeneratif değişiklikler, disk problemleri veya kasların aşırı gerilmesi; ense başlangıçlı, başın arkasına ve şakaklara yayılan bir ağrıya neden olabilir. Uzun süre masa başında çalışanlarda ve boyun hareketleriyle ağrının değiştiği durumlarda akla gelmesi gereken bir baş ağrısı türüdür.
Hangi Baş Ağrısı Belirtileri Ciddiye Alınmalıdır?
Her baş ağrısı zararsız değildir. Aşağıdaki durumlar, vakit kaybetmeksizin bir beyin ve sinir cerrahisi uzmanına başvurulmasını gerektiren uyarı işaretleridir:
- Daha önce hiç yaşanmamış şiddette, ani başlayan baş ağrısı
- Giderek artan ve geçmeyen ağrı
- Ateş, ense sertliği veya bilinç değişikliğiyle birlikte seyreden baş ağrısı
- Görme bozukluğu, konuşma güçlüğü veya kol-bacakta güçsüzlükle eşlik eden ağrı
- 50 yaş sonrasında ilk kez ortaya çıkan baş ağrısı
- Baş travmasının ardından başlayan ağrı
- Sabahları bulantı-kusmayla birlikte gelen, progresif seyreden ağrı
Tanı ve Tedavi
Baş ağrısının türünü ve nedenini belirlemek için ayrıntılı bir öykü alınması ve nörolojik muayene yapılması büyük önem taşır. Gerektiğinde beyin MR, bilgisayarlı tomografi (BT), MR anjiyografi veya lomber ponksiyon gibi ileri tetkikler uygulanabilir.
Primer baş ağrılarında tedavi; ağrının türüne, sıklığına ve şiddetine göre ilaç tedavisi, yaşam tarzı düzenlemeleri ve gerekli durumlarda enjeksiyon bazlı yöntemlerle planlanır. Kronik migren başta olmak üzere dirençli ağrılarda Botulinum toksin uygulaması ve Oksipital Sinir Blokajı (GON Blokajı) etkili tedavi seçenekleri arasında yer alır. Sekonder baş ağrılarında ise tedavinin odak noktası her zaman altta yatan nedeni ortadan kaldırmaktır.
Baş ağrısı sık tekrarlıyor, günlük yaşamınızı olumsuz etkiliyor ya da belirttiğimiz uyarı işaretlerinden herhangi birini yaşıyorsanız, bir nöroşirürji uzmanına danışmanızı öneririm.
Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu — Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı, İzmir
Bu yazı genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve tıbbi muayene, tanı veya tedavinin yerini almaz. Şikâyetleriniz için mutlaka uzman hekiminize başvurunuz.




Yorumlar
Yorum Gönder