İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu

Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi

Elektromiyografi (EMG) Nedir? Beyin ve Sinir Cerrahisinde Neden Önemlidir?

Beyin ve sinir cerrahisi pratiğimizde sıkça karşılaştığımız el ve ayak uyuşmaları, karıncalanma, güç kaybı veya yanma gibi şikayetler, hastalarımızın yaşam kalitesini ciddi anlamda düşüren sorunların başında gelir. Bu tür şikayetlerle polikliniğimize başvuran hastalarımız genellikle yanlarında bir MR (Manyetik Rezonans) görüntülemesi ile gelirler. MR vücudun anatomik yapısını, fıtığın boyutunu veya kemiklerdeki daralmaları kusursuz bir şekilde gösterir. Ancak sadece anatomik görüntüye bakmak, sinirin o fıtıktan veya sıkışmadan fonksiyonel olarak ne kadar etkilendiğini tam olarak açıklamayabilir.

Bu noktada, sinirlerin ve kasların işlevini objektif bir şekilde ölçen Elektromiyografi, yani kısa adıyla EMG devreye girer.

EMG (Elektromiyografi) Nedir?

EMG, omurilikten çıkarak kollara ve bacaklara uzanan çevresel sinirlerin ve bu sinirlerin uyardığı kasların elektriksel aktivitesini değerlendiren bir tanı yöntemidir. Sinir sistemini vücudumuzun elektrik şebekesi gibi düşünebiliriz. EMG testi, bu şebekedeki iletimin sağlıklı olup olmadığını, sinirlerde bir zedelenme, hız yavaşlaması veya kısa devre bulunup bulunmadığını tespit eden en güvenilir araçtır.

Hangi Durumlarda EMG İstiyoruz?

Özellikle boyun ve bel fıtıklarında, fıtığın sinir köküne ne ölçüde zarar verdiğini bilmek cerrahi kararımızı doğrudan etkiler. Biz cerrahlar için gereksiz bir ameliyattan kaçınmak kadar, kalıcı sinir hasarı oluşmadan zamanında müdahale etmek de hayati önem taşır. Bu dengenin kurulmasında EMG bize net bir yol haritası sunar.

Bunun yanı sıra aşağıdaki durumların kesin teşhisinde EMG'ye başvururuz:

  • Karpal Tünel Sendromu: Özellikle geceleri artan, elde ve parmaklarda uyuşma ile kendini gösteren el bileğinde sinir sıkışması.
  • Kübitel Tünel Sendromu: Dirsekte ulnar sinirin sıkışmasına bağlı olarak serçe parmağa vuran uyuşma ve güçsüzlük.
  • Polinöropatiler: Başta diyabet (şeker hastalığı) olmak üzere çeşitli hastalıklara bağlı olarak gelişen yaygın sinir hasarları.
  • Radikülopatiler: Omurilikten çıkan sinir köklerinin fıtık veya kireçlenme nedeniyle ezilmesi.
  • Kas Hastalıkları (Miyopatiler): Sorunun sinirde değil, doğrudan kasın kendi yapısında olduğu durumlar.

Test Nasıl Yapılır ve Ağrılı Mıdır?

EMG genellikle iki aşamadan oluşur ve incelenecek bölgenin genişliğine göre ortalama 30-45 dakika sürer. Hastalarımızın en çok çekindiği konu testin ağrılı olup olmadığıdır.

  • Sinir İletim Çalışması: Testin ilk bölümünde cildinize küçük elektrotlar (bantlar) yapıştırılır ve sinir trasesi boyunca çok düşük şiddette, saniyelik elektriksel uyarılar verilir. Amaç sinirin iletim hızını ve gücünü ölçmektir. Bu işlem sırasında hafif bir irkilme ve karıncalanma hissedilir ancak bu kesinlikle şiddetli veya dayanılmaz bir ağrı değildir.
  • İğne EMG: İkinci aşamada ise incelenecek kaslara tek kullanımlık, akupunktur iğneleri kadar ince iğneler yerleştirilir. Toplumdaki yaygın inanışın aksine, bu iğnelerden vücuda herhangi bir elektrik veya ilaç verilmez. İğneler sadece birer mikrofon görevi görerek kasın kendi ürettiği elektrik sinyallerini cihazın ekranına aktarır. İğne batırılırken çok hafif bir sızlama hissedilebilir.

Teste Gelmeden Önce Nelere Dikkat Edilmeli?

Testin kalitesini ve verilerin doğruluğunu artırmak için dikkat edilmesi gereken birkaç basit kural vardır:

  • Test günü duş alarak gelmeniz, kol ve bacaklarınıza nemlendirici krem, losyon veya merhem sürmemeniz elektrotların cilde tutunabilmesi için çok önemlidir.
  • Kol ve bacaklarınızı kolayca açabileceğiniz rahat kıyafetler tercih etmelisiniz.
  • Kan sulandırıcı (antikoagülan) ilaç kullanıyorsanız veya kalp pili (pacemaker) taşıyorsanız, işlemi gerçekleştirecek hekime önceden mutlaka bilgi vermelisiniz.
  • Teste tok karnına gelmenizde hiçbir sakınca yoktur.
Sağlıklı bir tedavi planlaması doğru teşhisle başlar. El ve ayaklarınızda uzun süredir devam eden uyuşma, karıncalanma veya güç kaybı yaşıyorsanız, bu şikayetleri ertelemek yerine altta yatan nedeni zamanında tespit etmek gerekir. Fiziksel muayene bulguları, MR görüntüleri ve EMG sonuçlarının bir bütün olarak değerlendirilmesi, sizin için en güvenli ve en başarılı tedavi yöntemini belirlememizi sağlayacaktır.

Yorumlar