İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu

Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi

İkinci Görüş Al +90 543 541 96 18 Randevu Al

Beyin Pili (Derin Beyin Stimülasyonu) Nedir? Hangi Hastalıklara Umut Oluyor?

Beyin Pili İzmir

Ellerinizdeki titreme yüzünden bir fincan kahveyi dökmeden içemediğinizi, gömleğinizin düğmelerini iliklemekte zorlandığınızı veya adımlarınızın giderek yavaşladığını hayal edin. Parkinson hastalığı veya şiddetli titreme (tremor) sorunu yaşayan binlerce hasta için bu durum maalesef günlük hayatın yorucu bir gerçeği. Ancak gelişen tıp teknolojisi sayesinde, hastaların "ikinci bahar" olarak adlandırdığı bir tedavi yöntemi var: Halk arasında Beyin Pili, tıbbi adıyla ise Derin Beyin Stimülasyonu (DBS).

Peki, haberlerde sıkça karşımıza çıkan, hastaların ameliyat masasında şarkı söylerken veya sohbet ederken tedavi edildiği bu mucizevi yöntem tam olarak nedir? Gelin, beyin pilinin kimlere uygulandığını, nasıl çalıştığını ve ameliyat sürecinin detaylarını en anlaşılır haliyle konuşalım.

Beyin Pili Tam Olarak Nedir ve Nasıl Çalışır?

Kalp pillerini hepimiz duymuşuzdur; kalpteki ritim bozukluğunu düzenlemek için elektrik sinyalleri gönderirler. Beyin pili de tam olarak bu mantıkla çalışır.

Parkinson gibi hareket bozukluğu hastalıklarında, beynin derinliklerindeki bazı hücreler bozulur ve yanlış, düzensiz elektrik sinyalleri üretmeye başlar. Bu durum dışarıya titreme, kasılma veya yavaşlama olarak yansır. Beyin pili tedavisinde, beynin sorunlu sinyaller üreten bu merkezlerine saç teli inceliğinde iki adet elektrot (kablo) yerleştirilir. Bu kablolar, cilt altından geçirilerek göğüs kafesinde köprücük kemiğinin altına yerleştirilen ana bataryaya (pile) bağlanır.

Pil açıldığında, beynin o bölgesine sürekli ve düzenli bir elektrik akımı gönderilir. Bu akım, hastalıklı hücrelerin ürettiği o "gürültülü ve hatalı" sinyalleri baskılar. Sistem bir nevi radyodaki paraziti giderip kanalı netleştirmek gibidir.

Hangi Hastalıklarda Kullanılır?

Beyin pili her nörolojik hastalık için bir çözüm değildir. Günümüzde en yüksek başarı oranını şu üç hastalık grubunda görüyoruz:

  1. Parkinson Hastalığı: İlaç tedavisinin artık yetersiz kaldığı, ilaçların yan etkilerinin (istemsiz kıvrılma ve sıçrama hareketleri) hastayı yorduğu veya "açık-kapalı (on-off)" dalgalanmalarının sıklaştığı hastalarda hayat kurtarıcıdır.
  2. Esansiyel Tremor (Ailesel Titreme): Stresle, heyecanla veya bir eşyayı tutmaya çalışırken artan, kişinin çorba içmesini veya yazı yazmasını bile imkansız hale getiren inatçı el titremelerinde çok etkilidir.
  3. Distoni: Vücudun belirli bölgelerinde veya tamamında görülen, kasların istemsiz ve ağrılı bir şekilde kasılması, bükülmesi veya bükük kalması durumudur.

Her Parkinson Hastasına Pil Takılır mı? (Kimler Uygun Adaydır?)

Polikliniğimize gelen hastaların en sık sorduğu sorulardan biri budur. Beyin pili, Parkinson tanısı konulan her hastaya ilk aşamada uygulanmaz. Bir hastanın beyin pili için uygun aday olabilmesi için;

  • Hastalığının üzerinden genellikle en az 4-5 yıl geçmiş olması,
  • Başlangıçta Parkinson ilaçlarından (Levodopa) fayda görmüş ancak zamanla ilacın etkisinin süresinin kısalmış olması,
  • Şiddetli psikiyatrik bir rahatsızlığının veya ileri derece demans (bunama) tablosunun bulunmaması gerekir.

Ameliyat kararı, beyin ve sinir cerrahı, nörolog ve psikiyatristin içinde bulunduğu uzman bir konsey tarafından, hastaya yapılan detaylı testler sonucunda alınır.

Beyin Pili Ameliyatı İzmir

Ameliyat Süreci Korkutucu mu? Neden Uyanık Yapılıyor?

Beyin ameliyatı fikri doğal olarak hastaları tedirgin eder. Ancak beyin pili ameliyatlarının en ilginç ve güven verici yanlarından biri, hastanın operasyonun büyük bir kısmında uyanık olmasıdır.

Beyin dokusunun kendisinde acı veya ağrı reseptörü yoktur; yani beyin acıyı hissetmez. Sadece kafa derisi lokal anestezi ile uyuşturulur. Hastayla operasyon boyunca sohbet ederiz. Elektrotları yerleştirirken hastadan elini açıp kapatmasını, su içmesini veya sayı saymasını isteriz. Amacımız; verilen düşük elektrik akımıyla titremenin veya kasılmanın o saniye durduğunu canlı canlı gözlemlemek ve elektrotu milimetrik olarak en doğru noktaya yerleştirmektir. Göğse pilin yerleştirildiği son aşamada ise hasta genel anestezi ile uyutulur.

Ameliyattan Sonra Hayat Nasıl Değişir?

Ameliyat bittikten birkaç gün sonra pilin ayarları bir bilgisayar yardımıyla kişiye özel olarak programlanır. Doğru frekans bulunduğunda hastanın titremeleri ve tutuklukları dramatik bir şekilde azalır.

  • Hasta yeniden kendi yemeğini yiyebilir, giyinebilir ve yürüyüşe çıkabilir.
  • Kullanılan ilaç dozları ciddi oranda düşürülür, böylece ilaçların yarattığı sersemlik hissi ve istemsiz hareketler ortadan kalkar.
  • Pillerin ömrü modele göre 3 ila 5 yıl arasında değişir (şarj edilebilir pillerde bu süre 15-20 yıla kadar çıkar). Pil bittiğinde beyne dokunulmadan, sadece göğüsteki batarya 20 dakikalık ufak bir işlemle değiştirilir.

Özetlemek gerekirse; Beyin pili, hastalığı tamamen yok eden (kökünden kazıyan) bir tedavi değildir. Ancak hastanın elinden alınan o eski "bağımsız günlerini", özgürce hareket edebilme yeteneğini ve yaşam kalitesini ona geri veren, adeta zamanı geriye saran çok güçlü bir tıbbi silahtır.

Aklınıza takılan diğer sorular, uygunluk durumunuzun değerlendirilmesi ve randevu planlaması için WhatsApp hattımız üzerinden ekibimize doğrudan ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı, İzmir

Feragatname: Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amacıyla hazırlanmış olup, tıbbi tanı veya tedavi tavsiyesi yerine geçmez; şikayetleriniz ve en doğru tedavi yöntemi için mutlaka uzman bir hekime fiziki muayene olmanız gerekmektedir.

Yorumlar