İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu

Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi

İkinci Görüş Al +90 543 541 96 18 Randevu Al

Geçmeyen Sırt Ağrılarının Nedenleri Nelerdir? Masum Bir Tutulma mı, Yoksa Uyarıcı Bir Sinyal mi?

Geçmeyen Sırt Ağrılarının Nedenleri Nelerdir? Masum Bir Tutulma mı, Yoksa Uyarıcı Bir Sinyal mi?

Sabahları tutulmuş bir sırtla uyanmak veya günün ortasında kürek kemiklerinizin arasına saplanan o tanıdık sızıyı hissetmek, pek çoğumuzun kanıksadığı bir durum haline geldi. Poliklinik başvurularında bel ve boyun şikayetlerinden sonra en sık karşılaştığımız tablolardan biri olan sırt ağrısı, genellikle yorgunluğa veya cereyanda kalmaya bağlanıp geçiştirilir. Ancak tıpta "torakal bölge" olarak adlandırdığımız sırt bölgemiz, anatomik olarak son derece karmaşık bir yapıdır ve buradaki ağrılar bazen basit bir kas tutulmasının çok ötesinde mesajlar taşıyor olabilir.

Peki, günlerce süren, masajla veya dinlenmeyle bir türlü hafiflemeyen bu sırt ağrılarının gerçek sebepleri nelerdir? Omurgamız bize ne anlatmaya çalışıyor?

Duruş Bozuklukları ve Miyofasiyal Tetik Noktalar (Kas Düğümleri)

Sırt ağrılarının en yaygın ve en bilindik sorumlusu, kas-iskelet sistemine binen asimetrik yüktür. Masa başında saatlerce kambur oturmak, ekran karşısında omuzları öne düşürmek veya ağır bir çantayı sürekli tek omuzda taşımak, sırtımızdaki trapez ve rhomboid gibi büyük kas gruplarını aralıksız bir gerilime maruz bırakır. Bu kronik gerilim, kas lifleri arasında kan akışının bozulmasına ve halk arasında "kulunç" olarak bilinen miyofasiyal tetik noktaların (kas düğümlerinin) oluşmasına yol açar. Kürek kemiklerinin etrafında veya hemen altında hissedilen, üzerine bastırıldığında şiddetli acı veren bu noktalar, duruş (postür) düzeltilmedikçe kalıcı bir ağrı kaynağına dönüşür.

Boyun Sorunlarının Sırta Yansıması

İlginçtir ki, hastalarımızın sırt ağrısı şikayetiyle geldiği birçok vakada asıl problemin sırtta değil, boyunda olduğunu tespit ederiz. Boyun düzleşmesi veya boyun fıtığı (servikal disk hernisi) gibi rahatsızlıklar, omurilikten çıkarak sırta doğru inen sinir köklerini sıkıştırdığında, ağrı doğrudan kürek kemiklerinin arasına yansır. Bu duruma genellikle kollarda uyuşma, karıncalanma veya omuz bölgesinde ağırlık hissi de eşlik eder.

Sırt Fıtıkları ve Omurga Kireçlenmesi (Osteoartrit)

Sırt bölgemiz (torakal omurga), göğüs kafesine bağlı olduğu için bel ve boyun bölgelerine kıyasla çok daha hareketsiz ve korunaklıdır. Bu nedenle sırt fıtığı, bel ve boyun fıtıklarına göre tıpta çok daha nadir görülür. Ancak şiddetli travmalar, düşmeler veya uzun süreli aşırı zorlanmalar sonucunda sırt omurları arasındaki diskler de yıpranarak fıtıklaşabilir. Göğüs kafesine, kaburgalara veya karın boşluğuna doğru yayılan, kuşak tarzında saran ağrılar sırt fıtığının habercisi olabilir. Öte yandan, yaşın ilerlemesiyle birlikte omurga eklemlerinde meydana gelen dejenerasyon, yani kireçlenme (osteoartrit), kemiklerin birbirine sürtünmesine ve hareketle artan kronik sırt ağrılarına zemin hazırlar.

Skolyoz ve Omurga Eğrilikleri

Omurganın arkadan bakıldığında düz bir hat üzerinde inmesi gerekirken, sağa veya sola doğru "S" ya da "C" harfi şeklinde kıvrılmasına skolyoz diyoruz. Genellikle ergenlik döneminde belirti veren bu durum, ilerleyen yaşlarda omurga dengesini bozarak kasların bir tarafta aşırı gerilmesine, diğer tarafta ise zayıflamasına neden olur. Yetişkinlik döneminde asimetrik kas yorgunluğu ve inatçı sırt ağrıları olarak kendini gösterir.

Stres, Kaygı ve Fibromiyalji

Sırtımız, duygusal yüklerimizi de taşıdığımız bir depo gibidir. Yoğun stres ve anksiyete anlarında vücudumuz "savaş veya kaç" moduna girerek kasları, özellikle de omuz ve sırt kaslarını istemsizce kasar. Uzun süreli stres, bu kasılmanın kalıcı hale gelmesine yol açar. Ayrıca, modern çağın gizemli hastalıklarından biri olan fibromiyalji (yumuşak doku romatizması), uyku bozukluğu ve yaygın vücut ağrısı ile karakterizedir; bu ağrıların en yoğun hissedildiği merkezlerin başında sırt bölgesi gelir.

Gözden Kaçmaması Gereken "Yansıyan Ağrılar"

Sırt ağrılarını değerlendirirken bir hekimin en çok dikkat ettiği konulardan biri de iç organ kaynaklı sorunlardır. Sırt ağrısı her zaman omurga veya kas kaynaklı olmayabilir.

  • Kalp rahatsızlıkları: Özellikle kadınlarda kalp krizinin ilk belirtisi göğüs ağrısı yerine sol kürek kemiğine vuran ani ve baskılayıcı bir sırt ağrısı olabilir.
  • Akciğer ve Plevra (Akciğer Zarı) Sorunları: Akciğer enfeksiyonları (zatürre) veya akciğer zarı iltihapları, derin nefes alıp vermekle, öksürmekle sırta saplanan keskin ağrılara yol açabilir.
  • Safra Kesesi ve Mide: Safra kesesi taşları veya iltihapları sıklıkla sağ kürek kemiğinin altına yansıyan ağrılar yaparken, mide ülserleri sırtın orta hattında hissedilebilir.

Kemik Erimesi (Osteoporoz) ve Çökme Kırıkları

Özellikle menopoz sonrası kadınlarda ve ileri yaştaki bireylerde görülen osteoporoz, kemiklerin sessizce zayıflamasına neden olur. Kemik yoğunluğunun azalmasıyla birlikte, sırt omurlarında en ufak bir zorlanmada (hatta bazen sadece şiddetli öksürmekle bile) çökme kırıkları (kompresyon fraktürleri) meydana gelebilir. Bu durum, aniden başlayan çok şiddetli sırt ağrılarına ve zamanla boy kısalmasına, sırtta kamburlaşmaya (kifoz) yol açar.

Ne Zaman Acilen Bir Uzmana Başvurmalısınız?

Sırt ağrınız birkaç günlük dinlenmeyle geçiyorsa genellikle endişe edecek bir durum yoktur. Ancak ağrınıza aşağıdaki "kırmızı bayrak" belirtilerinden biri eşlik ediyorsa, vakit kaybetmeden bir Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanına başvurmanız hayati önem taşır:

  • Ağrı geceleri artıyor ve sizi uykudan uyandırıyorsa,
  • Ağrıyla birlikte kollarınızda veya bacaklarınızda güç kaybı, uyuşma ve karıncalanma varsa,
  • Yakın zamanda bir kaza veya düşme (travma) yaşadıysanız,
  • Açıklanamayan kilo kaybı, ateş veya gece terlemeleriniz varsa,
  • Ağrı nefes alırken şiddetleniyor veya göğsünüze doğru yayılıyorsa.

Unutmayın; erken ve doğru teşhis, sırt ağrısının kronik bir çileye dönüşmesini engeller ve yaşam kalitenizi hızla geri kazanmanızı sağlar. Omurganızın sesine kulak verin.

Prof.Dr.Mehmet Şenoğlu, Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı, İzmir


Tıbbi Feragatname: Bu makalede yer alan bilgiler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve uzman bir hekimin muayenesi, tıbbi teşhis veya tedavi yerine geçmez. Şikayetlerinizle ilgili kesin tanı ve size özel tedavi planlaması için lütfen bir Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanına başvurunuz.

 

Yorumlar