İletişim Formu

Ad

E-posta *

Mesaj *

Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu

Beyin, Sinir ve Omurilik Cerrahisi

+90 543 541 96 18 Randevu Al

Saçlı Deri Lezyonları: Saçımızı Tararken Fark Ettiğimiz O Şişlikler Ne Anlama Geliyor?

Saçlı Deri Lezyonları

Sabah aynanın karşısına geçtiniz, her zamanki gibi saçlarınızı tarıyor veya şekil veriyorsunuz. Tarak aniden bir yere takılıyor ya da parmak uçlarınıza daha önce orada olmayan, ufak bir tümsek çarpıyor. Belki de yıllardır aynı berbere gidiyorsunuz ve saç tıraşınız sırasında berberiniz "Hocam, burada bir et beni var, tarak değdikçe kanıyor, haberiniz olsun" diyor.

İşte tam o an, pek çoğumuzun içine o tanıdık, soğuk endişe hissi düşer. "Başımda bir kitle mi var?" sorusu zihinde yankılanmaya başlar.

Saçlarımız, başımızı güneşten, soğuktan ve dış etkenlerden koruyan harika bir örtüdür. Ancak aynı zamanda, altında olup bitenleri de gözümüzden saklayan bir perde işlevi görür. Bu yüzden saçlı derideki (kabluklu deri olarak da bilinir) değişimleri, şişlikleri veya lekeleri genellikle tesadüfen veya oldukça büyüdüklerinde fark ederiz. Polikliniğime başvuran pek çok hastamın gözündeki o haklı tedirginliği çok iyi bilirim. Kitle kelimesi hele ki baş bölgesiyle yan yana gelince ürkütücü gelir. Fakat içinizi ferahlatarak başlamak isterim: Saçlı deride karşılaştığımız bu yapıların çok büyük bir kısmı tamamen iyi huylu, zararsız ve tedavisi son derece kolay oluşumlardır.

Peki Başımızda Neden Şişlikler Oluşur?

Saçlı derimiz; kan damarları, sinir uçları, ter bezleri, kıl kökleri ve yağ bezleri açısından vücudumuzun en zengin, en aktif bölgelerinden biridir. Bu kadar hareketli ve yoğun bir anatomik yapıda, zaman zaman küçük aksaklıkların yaşanması son derece doğaldır.

Polikliniğimizde en sık karşılaştığımız durumların başında, halk arasında "yağ kisti" olarak bilinen epidermoid veya sebase kistler gelir. Bunlar aslında kıl köklerindeki yağ bezlerinin tıkanması sonucu oluşur. İçleri peynirimsi, yoğun bir keratin materyali ile doludur. Genellikle yıllarca aynı boyutta sessizce kalabilirler. Ancak bazen enfekte olup aniden şişebilir, kızarabilir ve ağrılı hale gelebilirler.

Bir diğer sık gördüğümüz misafirimiz ise lipomlar, yani yağ bezeleridir. Cilt altındaki yağ dokusunun bir araya gelerek oluşturduğu, dokunduğunuzda parmağınızın altında hafifçe kayan, yumuşak ve tamamen masum kitlelerdir. Bunların yanı sıra hemanjiom adını verdiğimiz, saçlı derinin o zengin damar ağından kaynaklanan, kırmızı-mor renkli damarsal yapılar veya saç taranırken takılıp can yakan siğiller, et benleri de sıklıkla karşımıza çıkar.

Tabii madalyonun bir de diğer yüzü var. Özellikle saçları seyrelmiş veya tamamen dökülmüş kişilerde, yıllar boyu güneşin zararlı ultraviyole ışınlarına direkt maruz kalmak cilt kanseri riskini artırır. Başınızda yıllardır var olan masum bir benin karakter değiştirmesi veya hiç iyileşmeyen, sürekli kabuk bağlayıp kanayan yaralar formunda ortaya çıkan bazal hücreli karsinom ya da melanom gibi daha ciddi durumlar da görülebilir.

Saçlı Deri Lezyonları Tedavisi

Neden Bir Beyin ve Sinir Cerrahına Gitmelisiniz?

Birçok hastam bana şu soruyu sorar: "Hocam bu sonuçta bir cilt problemi değil mi, neden bir beyin cerrahına yönlendirildim?" Bu son derece mantıklı ve yerinde bir sorudur.

Cilt yüzeyindeki pek çok sorun dermatolojinin (cildiye) alanına girse de, konu saçlı derideki "kitleler" olduğunda beyin ve sinir cerrahisinin uzmanlığı devreye girer. Bunun nedeni tamamen anatomik komşuluktur. Saçlı derimiz ile kafatası kemiğimiz arasında sadece birkaç milimetrelik bir mesafe vardır. Kafatası kemiğinin hemen altında ise beynimizi saran o koruyucu zarlar yer alır.

Saçlı derideki bazı kitleler, dışarıdan sadece küçük bir şişlik gibi görünse de cilt altında kafatası kemiğine doğru büyümüş, kemiği aşındırmış (erozyon) ve hatta çok nadir durumlarda kafatası içindeki yapılarla ilişki kurmuş olabilir. Biz beyin cerrahları, sadece o kitleyi oradan estetik bir şekilde almakla kalmaz; aynı zamanda operasyon öncesinde kitlenin kemik ve beyin zarı ile olan ilişkisini değerlendirir, cerrahi sırasında kafatasının bütünlüğünü korur ve saçlı derinin o yoğun kanayan yapısıyla güvenli bir şekilde başa çıkarız.

Hangi Durumlarda "Bekle ve Gör" Dememeliyiz?

Her şişlik için acil servislere koşmanıza gerek yoktur elbet. Ancak vücudumuzu dinlemeyi de bilmeliyiz. Eğer başınızdaki o küçük şişlik veya ben son birkaç ay içinde gözle görülür şekilde büyüdüyse, renginde bir koyulaşma veya alacalanma (siyah, lacivert, kahverengi renklerin birbirine karışması) fark ettiyseniz mutlaka bir uzmana görünmelisiniz. Ayrıca sınırları düzensizleşen, kendi kendine kanayan, sürekli kabuk bağlayıp bir türlü tam iyileşmeyen yaralar veya aniden başlayan zonklayıcı ağrı ve iltihaplı akıntılar bize "vakit kaybetme" diyen önemli uyarıcı işaretlerdir.

Saçlı Deri Lezyonları Beyin Cerrahisi

Korkulacak Bir Tedavi Süreci Mi?

Cerrahi müdahale kelimesi kulağa her zaman ağır gelir, ancak saçlı deri lezyonlarının tedavisi çoğu zaman oldukça konforludur. Detaylı bir muayene ve gerekliyse ultrason veya MR gibi bir görüntüleme yönteminin ardından kitlenin yapısını tam olarak anlarız.

Ameliyat süreci genellikle hastanede yatmanızı bile gerektirmeyen, lokal anestezi (sadece kitle etrafının uyuşturulması) ile yapılan güvenli işlemlerdir. Çoğu zaman hastalarımızla sohbet ede ede, ağrı sızı hissettirmeden bu kitleleri tamamen çıkarırız. İşlem sonrası aynı gün evinize, hatta işinize dönebilirsiniz.

Burada benim şahsi pratiğimde en çok önem verdiğim, altını kalın çizgilerle çizdiğim bir detay var: Kitle ne kadar küçük, ne kadar "masum" görünürse görünsün, vücuttan çıkarılan o parça mutlaka patoloji laboratuvarına gönderilmelidir. Göz yanılabilir ama mikroskop yanılmaz. Kesin teşhis patoloji ile konur ve o defter içimizde hiçbir şüphe kalmayacak şekilde, güvenle kapatılır.

Özetlemek gerekirse; saçlarınızın arasında elinize gelen her yabancı kitle için uykularınızı kaçırmanıza gerek yok. Ancak "nasılsa bir şey olmaz" diyerek yıllarca o kitleyle yaşamaya çalışmak, hem estetik olarak sizi rahatsız eder hem de olası erken teşhis fırsatlarını kaçırmanıza neden olabilir. Başınızda sizi şüphelendiren, aynada gözünüze takılan bir değişiklik varsa, ertelemeyin. Ufak ve doğru bir dokunuşla bu endişeden tamamen kurtulmak sandığınızdan çok daha kolaydır.

Sağlık ve güvenle kalın.

Prof. Dr. Mehmet Şenoğlu

Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı, İzmir

Yorumlar